"daunted" بـTurkish
التعريف
Zor veya büyük bir işi yaparken korku, endişe ya da özgüven eksikliği hissetmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz ya da edilgen cümlelerde kullanılır: 'not be daunted', 'felt daunted'. Büyük işler veya yeni deneyimler için yaygındır. 'doubted' (şüphe etti) ile karıştırmayın.
أمثلة
She felt daunted by the huge mountain ahead.
Önündeki devasa dağı görünce **yılgın** hissetti.
Don't be daunted by a difficult test.
Zor bir sınavdan **gözünü korkutmuş** olma.
He looked daunted by the size of the job.
İşin büyüklüğü karşısında **yılgın** görünüyordu.
I was a bit daunted when I saw how much homework we had.
Ödevlerin ne kadar çok olduğunu görünce biraz **yılgın** hissettim.
She wasn't daunted by the challenge—she accepted it gladly.
O, zorluktan **yılgın** değildi—memnuniyetle kabul etti.
Many people feel daunted when starting a new job.
Birçok kişi yeni bir işe başlarken **gözünü korkutmuş** hisseder.