"dabbled" بـTurkish
التعريف
Bir konuya ya da aktiviteye ciddi veya uzun süreli olmadan, yüzeysel ve kısa süreli ilgi göstermek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Dabble in' genellikle hobi veya yüzeysel olarak ilgilendiğiniz alanlar için kullanılır. Profesyonel ya da derinlemesine bir ilgiyi ifade etmez.
أمثلة
She dabbled in painting when she was a teenager.
Gençken resimle **az biraz uğraştı**.
He dabbled in cooking but never became a chef.
O, yemek yapmayla **az biraz uğraştı**, ama hiç aşçı olmadı.
I dabbled in Spanish last year.
Geçen yıl İspanyolcayla **yüzeysel olarak ilgilendim**.
She only dabbled in photography before switching interests.
Fotoğrafçılıkla sadece **yüzeysel olarak ilgilenip** sonra ilgisini değiştirdi.
They've dabbled in several sports, but nothing stuck.
Birçok spor dalıyla **az biraz uğraştılar**, ama hiçbiri kalıcı olmadı.
I dabbled in guitar, but I'm still a beginner.
Gitarla **az biraz uğraştım**, ama hâlâ acemiyim.