"cultivated" بـTurkish
التعريف
Özenle işlenmiş arazi veya bitkiler ya da nazik ve iyi eğitim almış kişiler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
"yetiştirilmiş" toprak ve ürünler için, "kültürlü" ise eğitimli ve görgülü kişiler için kullanılır. Vahşi ya da doğal büyümeyle karıştırılmamalı.
أمثلة
The cultivated land produced a lot of rice.
**Yetiştirilmiş** toprak çok pirinç üretti.
He is a very cultivated man who loves art.
O sanat seven çok **kültürlü** bir adam.
These flowers were carefully cultivated in a greenhouse.
Bu çiçekler serada özenle **yetiştirildi**.
Most of the olives you eat are cultivated, not wild.
Yediğin zeytinlerin çoğu **yetiştirilmiş**, vahşi değil.
She has such a cultivated taste in literature.
Onun edebiyatta oldukça **kültürlü** bir zevki var.
That's a cultivated accent—you must have spent time abroad.
Bu **kültürlü** bir aksan—yurt dışında zaman geçirmiş olmalısın.