"culprits" بـTurkish
التعريف
Bir sorunun, suçun veya kötü bir durumun sorumlusu olan kişi ya da şeylerdir. Genellikle yanlış bir şey yapanlar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Suçlular' insanları, 'sorumlular' ise şeyleri veya nedenleri işaret eder. Hem resmi hem de gündelik dilde kullanılabilir. 'the usual culprits' sık karşılaşılan sebepler için denir.
أمثلة
The police are looking for the culprits.
Polis **suçluları** arıyor.
They caught the culprits last night.
Onlar dün gece **suçluları** yakaladılar.
Who are the culprits behind this mess?
Bu dağınıklığın arkasındaki **suçlular** kim?
Chocolate and chips are the main culprits of my weight gain.
Çikolata ve cips, kilo almamın başlıca **sorumluları**dır.
Whenever the internet is slow, the usual culprits are too many devices online.
İnternet yavaşladığında, genellikle **suçlular** fazla sayıda cihazın bağlı olmasıdır.
Both kids denied being the culprits, but someone drew on the wall.
Her iki çocuk da **suçlu** olmadıklarını inkâr etti, ama birisi duvara çizmişti.