"crystalline" بـTurkish
التعريف
Kristal kadar berrak, şeffaf ya da kristalin yapıda olan şeyler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok bilimsel, teknik veya edebi bağlamda kullanılır: 'crystalline structure', 'crystalline water'. 'Crystal' (isim) ile karıştırmayın; 'crystalline' sıfattır.
أمثلة
The lake's water is crystalline and you can see the fish below.
Gölün suyu öylesine **kristalin** ki balıkları aşağıda görebiliyorsun.
Salt can form crystalline structures when it dries.
Tuz kuruduğunda **kristalin** yapılar oluşturabilir.
She admired the crystalline snowflakes on her glove.
Eldiveninin üzerindeki **kristalin** kar tanelerini hayranlıkla izledi.
The chef served water so crystalline you could see straight through the glass.
Şef, bardaktan karşıyı görebileceğin kadar **kristalin** bir su servis etti.
Scientists often study crystalline minerals to understand how rocks form.
Bilim insanları, taşların nasıl oluştuğunu anlamak için genellikle **kristalin** mineralleri inceler.
Her voice had a crystalline quality, so pure and clear that everyone stopped to listen.
Onun sesi öylesine **kristalin** bir berraklığa sahipti ki herkes dinlemek için durdu.