"crumple up" بـTurkish
التعريف
Özellikle kağıt veya kumaş gibi bir şeyi bastırarak veya sıkarak buruşuk ve düzensiz bir hale getirmek. Genelde bir şeyi küçük ve dağınık yapmak anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla günlük konuşmada kullanılır. 'Kağıt', 'not', 'peçete', 'giysi' ile sıkça beraber kullanılır. Katlamak değil; buruşturmak, sıkıştırmak anlamı vardır. Genellikle atmakla da ilişkilidir.
أمثلة
She crumpled up the piece of paper and threw it away.
O, kağıt parçasını **buruşturdu** ve attı.
Please don't crumple up your homework.
Lütfen ödevini **buruşturma**.
He crumpled up his shirt in his bag.
O, gömleğini çantasında **buruşturdu**.
Whenever I make a mistake, I just crumple up the page and start again.
Ne zaman hata yapsam, sayfayı **buruşturup** yeniden başlıyorum.
You don't have to crumple up your ideas if they aren't perfect.
Fikirlerin mükemmel değilse onları **buruşturmak** zorunda değilsin.
The tissue was so wet it crumpled up in my hand.
Peçete o kadar ıslaktı ki elimde **buruştu**.