"cross to bear" بـTurkish
التعريف
Kişinin hayatında kaçınılmaz olarak katlanması gereken sorun, sıkıntı veya yük anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle başkasının kaçamayacağı kişisel sıkıntılarını anlatırken, empatiyle kullanılır; dinsel kökenli olsa da, yaygın ve nötr bir ifadedir.
أمثلة
Caring for his sick mother is his cross to bear.
Hasta annesine bakmak onun **taşımak zorunda olduğu yük**.
Everyone has a cross to bear in life.
Hayatta herkesin bir **taşımak zorunda olduğu yük** vardır.
His allergy is just a cross to bear he has to live with.
Alerjisi, onun yaşamak zorunda olduğu bir **katlanılması gereken dert** sadece.
We all have our own crosses to bear, so be kind to others.
Hepimizin kendi **taşımak zorunda olduğu yükleri** var, bu yüzden başkalarına nazik olun.
Living far from family is her cross to bear right now.
Ailesinden uzakta yaşamak şu anda onun **taşımak zorunda olduğu yük**.
It's a tough job, but that's my cross to bear.
Zor bir iş ama bu benim **taşımak zorunda olduğum yüküm**.