"crisscrossed" بـTurkish
التعريف
Çizgi, yol veya izlerin farklı yönlerde birbirini keserek, X ya da ağ gibi bir desen oluşturduğu durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'crisscrossed' daha karmaşık veya sık bir çapraz yapıyı anlatmak için kullanılır; genellikle harita, yol, kumaş gibi şeyler için.
أمثلة
The field was crisscrossed with narrow paths.
Tarla dar patiklerle **çaprazlanmıştı**.
The old map was crisscrossed with red lines.
Eski harita kırmızı çizgilerle **çaprazlanmıştı**.
Her shoes left crisscrossed marks on the sand.
Ayakkabıları kumda **çaprazlanmış** izler bıraktı.
At night, the city lights are crisscrossed by moving traffic.
Geceleri şehir ışıkları hareket eden trafikle **çaprazlanır**.
Her hands were crisscrossed with tiny scars from years of work.
Ellerinde yıllarca çalışmaktan kalan küçük yara izleri **çaprazlanmıştı**.
The valley is crisscrossed by streams that make it lush and green.
Vadi, burayı yeşil ve verimli yapan derelerle **çaprazlanmıştı**.