"covets" بـTurkish
التعريف
Özellikle başkasına ait bir şeyi çok istemek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle dini ya da ahlaki bağlamlarda, kıskançlık veya uygunsuz bir arzu ifade eder. Günlük istekler için kullanılması uygun değildir.
أمثلة
She covets her friend's new shoes.
O, arkadaşının yeni ayakkabılarını **imreniyor**.
He covets a position of power.
O, güçlü bir konumu **arzuluyor**.
Everyone covets the award for best student.
Herkes en iyi öğrenci ödülünü **imreniyor**.
He secretly covets his neighbor's fancy car.
O, gizlice komşusunun lüks arabasını **imreniyor**.
She always covets what others have instead of appreciating her own things.
O, başkalarının sahip olduklarını **imrenip** kendi eşyalarını takdir etmez.
It's human nature to covet what seems out of reach.
Erişilemeyen şeyleri **imrenmek** insan doğasında vardır.