"counterfeiter" بـTurkish
التعريف
Para, belge veya ürünleri sahte olarak üretip bunları gerçekmiş gibi insanları kandıran kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle sahte para için kullanılır; belgeler veya lüks ürünler için de geçerlidir. 'Imposter' veya 'forger' ile karıştırmayın.
أمثلة
The police caught the counterfeiter last week.
Polis geçen hafta **kalpazanı** yakaladı.
A counterfeiter made fake twenty-dollar bills.
Bir **kalpazan** sahte yirmi dolarlık banknot yaptı.
The store used a machine to check for a counterfeiter.
Mağaza, **kalpazan**ı tespit etmek için bir makine kullandı.
Turns out, the painting was actually made by a famous counterfeiter from the 1920s.
Meğerse tablo aslında 1920'lerin ünlü bir **kalpazanı** tarafından yapılmış.
Authorities say the counterfeiter operated his scheme for years before being discovered.
Yetkililer, **kalpazan**ın yıllarca ortaya çıkmadan bu işi yürüttüğünü söylüyor.
If the signature looks strange, it could be the work of a talented counterfeiter.
İmza garip görünüyorsa, bu yetenekli bir **kalpazan**ın işi olabilir.