"coulee" بـTurkish
التعريف
Coulee, genellikle suyun oluşturduğu dar ve derin bir vadiyi veya ara sıra su taşıyan kuru bir akarsu yatağını ifade eder. Genellikle coğrafi veya jeolojik tartışmalarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Coulee' kelimesi günlük konuşmada sık kullanılmaz; daha çok coğrafi veya jeolojik metinlerde karşınıza çıkar. 'Vadi' veya 'kanyon'dan farklıdır.
أمثلة
The river flows through a deep coulee.
Nehir derin bir **coulee** içinden akar.
We hiked along the edge of the coulee.
**Coulee**'nin kenarında yürüyüş yaptık.
Many animals live near the coulee.
Birçok hayvan **coulee** yakınında yaşar.
After heavy rain, the coulee quickly filled with water.
Şiddetli yağmurdan sonra, **coulee** çabucak suyla doldu.
Grandpa told stories about exploring the old coulee as a child.
Dedem, çocukken eski **coulee**'yi keşfe çıktığı hikâyeleri anlattı.
It’s easy to miss the coulee unless you know where to look.
Nerede bakacağını bilmiyorsan **coulee**'yi kaçırmak kolaydır.