"convulsing" بـTurkish
التعريف
Vücutta istemsiz, şiddetli ve ani kasılmalar meydana gelmesi; genellikle epilepsi gibi tıbbi sebeplerden olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Kasılmak' veya 'nöbet geçirmek' tıbbi durumlar için kullanılır; bazen aşırı gülmek gibi ani, güçlü hareketler için de kullanılabilir. 'Trembling' (titremek) daha hafif bir sarsıntıdır.
أمثلة
The patient was convulsing on the bed.
Hasta yatakta **kasılıyordu**.
She started convulsing during the exam.
Sınav sırasında **kasılmaya** başladı.
His whole body was convulsing uncontrollably.
Tüm vücudu kontrolsüz şekilde **kasılıyordu**.
Everyone panicked when they saw him convulsing in the middle of the street.
Onu caddenin ortasında **kasılırken** gören herkes panikledi.
When the shock hit, he suddenly began convulsing and needed urgent help.
Şok geldiğinde aniden **kasılmaya** başladı ve acil yardıma ihtiyaç duydu.
She was laughing so hard that she looked like she was convulsing.
O kadar çok gülüyordu ki sanki **kasılıyordu**.