"contradicts" بـTurkish
التعريف
Birinin söylediği veya eldeki bilgilerle uyuşmayan karşıt bir şey söylemek veya yapmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Çelişmek' ifadesi resmi veya yazılı tartışmalarda sık geçer. 'Fikir ayrılığı'ndan daha güçlü bir ifadedir, iki bilgi aynı anda doğru olamaz.
أمثلة
His answer contradicts what he said before.
Onun cevabı, daha önce söyledikleriyle **çelişiyor**.
This information contradicts the report.
Bu bilgi, raporla **çelişiyor**.
She often contradicts her brother in arguments.
O, tartışmalarda sık sık kardeşine **çelişiyor**.
That statement contradicts everything we know so far.
Bu ifade, şimdiye kadar bildiğimiz her şeyle **çelişiyor**.
If your story contradicts the facts, people won't believe you.
Hikayeniz gerçeklerle **çelişiyorsa**, insanlar size inanmaz.
Sometimes, what he says just contradicts itself.
Bazen, söyledikleri kendi kendini **çelişiyor**.