"contends" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin doğru olduğunu, özellikle tartışma veya münazarada söylemek. Ayrıca bir şey için yarışmak veya bir şeye karşı mücadele etmek anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'İddia etmek' daha resmi veya akademik bağlamda kullanılır. 'Contend with', zorluklarla mücadele etmek anlamına gelir. 'Content' (memnun) ile karıştırmayın.
أمثلة
She contends that she was not at the scene of the crime.
O, suç mahallinde olmadığını **iddia ediyor**.
The lawyer contends that the evidence is unreliable.
Avukat, kanıtların güvenilmez olduğunu **iddia ediyor**.
Several teams contend for the championship each year.
Her yıl birkaç takım şampiyonluk için **mücadele ediyor**.
He contends that social media is actually making us less connected.
O, sosyal medyanın aslında bizi daha az bağlantılı yaptığını **iddia ediyor**.
Experts contend with many challenges when researching this disease.
Uzmanlar, bu hastalığı araştırırken birçok zorlukla **mücadele ediyor**.
As the night grew colder, we had to contend with freezing temperatures.
Gece soğudukça dondurucu sıcaklıklarla **mücadele etmek** zorunda kaldık.