"contending" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kazanmak için yarışmaya veya zorluklarla ya da rakiplerle mücadele etmeye denir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle haberlerde, akademik yazılarda ve sporda resmi dil olarak kullanılır. 'Bir şey için yarışmak', 'zorluklarla mücadele etmek' şeklinde kullanılır. Gündelik konuşmada pek rastlanmaz.
أمثلة
Several teams are contending for the championship this year.
Bu yıl birkaç takım şampiyonluk için **yarışıyor**.
She is contending with a lot of problems at work.
O işte birçok sorunla **mücadele ediyor**.
The two scientists are contending for the same research grant.
İki bilim insanı aynı araştırma bursu için **yarışıyor**.
After contending with bad weather, the team finally finished the race.
Kötü hava koşullarıyla **mücadele ettikten** sonra takım sonunda yarışı bitirdi.
He's contending for one of the toughest jobs in the company.
Şirketin en zorlu işlerinden biri için **yarışıyor**.
You wouldn't believe how many people are contending for a ticket to that concert.
O konsere bilet almak için kaç kişinin **yarıştığına** inanamazsın.