اكتب أي كلمة!

"contend with" بـTurkish

baş etmekmücadele etmek

التعريف

Zor bir durum, problem veya kişiyle başa çıkmak ya da mücadele etmek. Genellikle zorluklar için kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Resmi veya nötr bir ifadedir. Genellikle zorluklar ya da sorunlarla ilgili kullanılır. Günlük, küçük ya da olumlu durumlarda kullanılmaz.

أمثلة

She had to contend with many problems at work.

O işte birçok sorunla **mücadele etmek** zorunda kaldı.

Many families contend with financial difficulties.

Birçok aile maddi sıkıntılarla **baş etmek** zorunda.

We must contend with the weather during the trip.

Seyahat sırasında hava koşullarıyla **mücadele etmek** zorundayız.

After moving to the city, he had to contend with noise every night.

Şehre taşındıktan sonra, her gece gürültüyle **baş etmek** zorunda kaldı.

The company is contending with new regulations this year.

Şirket bu yıl yeni düzenlemelerle **baş etmek** zorunda.

You don't know what people have to contend with behind the scenes.

İnsanların perde arkasında neyle **mücadele ettiğini** bilemezsin.