"conservatoire" بـTurkish
التعريف
Müzik, dans veya drama gibi sanat dallarında ileri seviyede eğitim veren uzmanlaşmış okuldur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Konservatuvar' kelimesi genelde klasik müzik veya sahne sanatları eğitimi verilen okulları tanımlar; 'sera' anlamındaki 'conservatory' ile karıştırılmamalı.
أمثلة
She studies piano at the conservatoire.
O, piyano eğitimi için **konservatuvar**a gidiyor.
The conservatoire offers classes in violin and singing.
**Konservatuvar**da keman ve şan dersleri veriliyor.
Getting into a conservatoire is very competitive.
**Konservatuvar**a girmek oldukça rekabetçidir.
After years of practice, he finally got accepted into his dream conservatoire in Paris.
Yıllarca çalıştıktan sonra sonunda Paris'teki hayalindeki **konservatuvar**a kabul edildi.
Many world-famous musicians trained at this conservatoire.
Dünyaca ünlü birçok müzisyen bu **konservatuvar**da eğitim aldı.
He's applying to several conservatoires across Europe to study composition.
Bestecilik eğitimi almak için Avrupa genelinde birkaç **konservatuvar**a başvuruyor.