"confront" بـTurkish
التعريف
Birini ya da bir problemi doğrudan ve cesurca ele almak ya da karşı karşıya gelmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'confront' özellikle sorunlar, zorluklar veya kişilerle cesurca ve doğrudan yüzleşmek anlamında kullanılır. 'confront a problem', 'confront someone' gibi kalıplarda görülür.
أمثلة
I had to confront my friend about the broken vase.
Kırık vazo hakkında arkadaşımla **yüzleşmek** zorunda kaldım.
She finally decided to confront her fears.
Sonunda korkularıyla **yüzleşmeye** karar verdi.
Sometimes it is hard to confront a difficult situation.
Bazen zor bir durumla **yüzleşmek** zor olabiliyor.
When I'm stressed, I tend to avoid problems rather than confront them.
Stresliyken, genellikle sorunlarla **yüzleşmek** yerine kaçınırım.
The team had to confront the reality that their project was failing.
Ekip, projelerinin başarısız olduğuyla ilgili gerçekle **yüzleşmek** zorunda kaldı.
Have you ever had to confront someone about something they did wrong?
Hiç birine yaptığı bir hatadan dolayı **yüzleşmek** zorunda kaldın mı?