اكتب أي كلمة!

"confining" بـTurkish

sınırlayıcıkısıtlayıcı

التعريف

Özgürlüğünüzü, alanınızı veya seçeneklerinizi kısıtlayan ve sizi sıkışmış hissettiren durum ya da şeyleri anlatır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok alan, ortam veya kısıtlayıcı kurallardan bahsederken, olumsuz anlam taşır. 'Confident' ile karıştırmayın.

أمثلة

The small room felt very confining.

Küçük oda çok **sınırlayıcı** hissettirdi.

Wearing a cast on my arm is confining.

Kolumda alçı taşımak çok **kısıtlayıcı**.

Some people find uniforms confining.

Bazı insanlar üniformaları çok **sınırlayıcı** bulur.

I can’t stand these confining office rules.

Bu **kısıtlayıcı** ofis kurallarına dayanamıyorum.

The routine was so confining that she needed a change.

Rutin o kadar **sınırlayıcıydı** ki değişiklik gerekiyordu.

Traveling helps you escape a confining environment.

Seyahat etmek, **sınırlayıcı** bir ortamdan kaçmanı sağlar.