"concerted" بـTurkish
التعريف
'Concerted', iki veya daha fazla kişinin veya grubun planlı ve uyumlu şekilde birlikte yaptığı işi ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Concerted', resmi ve akademik bağlamlarda birlikte ve planlı yapılan işleri anlatır. 'Concerted effort', 'concerted action' gibi kalıplarla sık kullanılır; rastlantısal veya gayriresmî iş birliği için kullanılmaz.
أمثلة
The team made a concerted effort to finish the project on time.
Ekip, projeyi zamanında bitirmek için **eşgüdümlü** bir çaba gösterdi.
It took a concerted action from all departments to solve the problem.
Sorunu çözmek için tüm departmanların **eşgüdümlü** bir eylemi gerekliydi.
A concerted campaign was launched to raise awareness about recycling.
Geri dönüşüm konusunda farkındalık yaratmak için **eşgüdümlü** bir kampanya başlatıldı.
Without a concerted response, the issue will only get worse.
**Eşgüdümlü** bir tepki olmazsa sorun daha da kötüleşir.
Governments and businesses took concerted measures to fight climate change.
Hükümetler ve şirketler iklim değişikliğiyle mücadele için **eşgüdümlü** önlemler aldı.
It was clear their apology was a concerted attempt to win back trust.
Onların özrü, güveni kazanmaya yönelik **eşgüdümlü** bir girişim olduğu açıktı.