"come up against" بـTurkish
التعريف
Ani bir şekilde bir sorunla veya zorlukla karşı karşıya kalmak ve onunla baş etmek zorunda olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu ifade insanlarla karşılaşmak için kullanılmaz; genelde iş veya yaşamda çıkan zorluklarla ilgili kullanılır ('bir sorunla karşılaşmak'). Resmi olmayan, doğal bir kullanımdır.
أمثلة
We came up against a big challenge at work.
İş yerinde büyük bir zorlukla **karşılaştık**.
If you come up against any issues, let me know.
Bir sorunla **karşılaşırsanız**, bana bildirin.
She came up against many obstacles during her studies.
Eğitimi sırasında birçok engelle **karşılaştı**.
You’re bound to come up against some resistance if you change the plan.
Planı değiştirirseniz mutlaka bir miktar dirençle **karşılaşırsınız**.
I never expected to come up against so many problems starting my own business.
Kendi işimi kurarken bu kadar çok sorunla **karşılaşacağımı** hiç beklemiyordum.
Teams often come up against tough competition in these tournaments.
Bu turnuvalarda takımlar sık sık zorlu rakiplerle **karşılaşır**.