"come to an impasse" بـTurkish
التعريف
Taraflar anlaşamadığı veya bir çözüm bulamadığı için ilerleme sağlanamayan durumdur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle iş, hukuk veya müzakere ortamlarında kullanılır. 'Pes etmek' anlamına gelmez; sadece o anda çözüm bulunamadığını gösterir.
أمثلة
The two sides came to an impasse during the meeting.
Toplantıda iki taraf **çıkmaza girdi**.
We came to an impasse and could not finish the project.
**Çıkmaza girdik** ve projeyi bitiremedik.
The conversation came to an impasse when no one agreed.
Kimse anlaşamadığında konuşma **çıkmaza girdi**.
Negotiations came to an impasse, so both teams took a break to rethink their strategies.
Müzakereler **çıkmaza girdi** ve her iki ekip de stratejilerini gözden geçirmek için ara verdi.
We've come to an impasse here—let's sleep on it and talk again tomorrow.
Burada **çıkmaza girdik**—biraz bekleyip yarın tekrar konuşalım.
No matter what we tried, the process just came to an impasse and we had to call for help.
Ne yaparsak yapalım süreç sadece **çıkmaza girdi** ve yardım istemek zorunda kaldık.