"come away with" بـTurkish
التعريف
Bir yerden ya da deneyimden bir şey (nesne, duygu, ödül veya izlenim) elde ederek ayrılmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem somut şeyler hem de soyut kavramlar için kullanılabilir ('come away with a lesson, impression, prize'). Resmî metinlerde çok tercih edilmez, günlük dilde yaygındır.
أمثلة
I came away with a new friend after the trip.
Geziden sonra **yeni bir arkadaşla ayrıldım**.
She came away with the first prize in the competition.
Yarışmada **birincilik ödülünü aldı**.
We all came away with something to think about.
Hepimiz **üzerinde düşünecek bir şey elde ettik**.
I didn't expect to come away with so many great ideas from that meeting.
O toplantıdan bu kadar güzel fikirle **ayrılmayı beklemiyordum**.
You always come away with some interesting story after seeing your grandparents.
Büyükanne ve büyükbabanı gördüğünde her zaman **ilginç bir hikaye ile dönüyorsun**.
Despite losing the game, the team came away with a sense of pride.
Maçı kaybetmelerine rağmen takım **gurur duygusu ile ayrıldı**.