"collide" بـTurkish
التعريف
Birisi ya da bir şeyle kuvvetli bir şekilde çarpışmak; genellikle kazara olur. Fikirler veya çıkarlar için de kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle fiziksel çarpışmalar (arabalar gibi) için kullanılır, ama fikirler arasında resmi durumlarda da geçerli olabilir. 'Crash' ile aynı değildir.
أمثلة
Two cars collided at the intersection.
İki araba kavşakta **çarpıştı**.
The ball collided with the wall and bounced back.
Top duvara **çarpıştı** ve geri sekti.
Planets can collide if they move too close together.
Gezegenler çok yaklaşırsa **çarpışabilir**.
The two ideas collided during the debate.
Tartışmada iki fikir **çarpıştı**.
My bike almost collided with a parked car.
Bisikletim neredeyse park halindeki arabaya **çarpacaktı**.
When opinions collide, it can lead to progress.
Fikirler **çarpışınca**, ilerlemeye yol açabilir.