"coinciding" بـTurkish
التعريف
Aynı anda gerçekleşen ya da tam olarak pozisyon, fikir veya durumda örtüşen.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde etkinlikler, programlar veya fikirler üst üste geldiğinde kullanılır. ‘Beraber olmak’tan daha resmi veya tekniktir.
أمثلة
Two meetings are coinciding this morning.
Bu sabah iki toplantı **çakışıyor**.
The festival is coinciding with my birthday this year.
Festival bu yıl doğum günümle **çakışıyor**.
Our ideas are coinciding on this topic.
Bu konuda fikirlerimiz **örtüşüyor**.
Their vacations ended up coinciding, so they traveled together.
Tatil zamanları **çakışınca** birlikte seyahat ettiler.
It's rare to have so many important events coinciding in one month.
Bir ayda bu kadar çok önemli olayın **çakışması** nadirdir.
Don't worry about us coinciding; I can reschedule if needed.
**Çakışmamız** konusunda endişelenme; gerekirse programımı değiştiririm.