اكتب أي كلمة!

"coexist with" بـTurkish

ile birlikte var olmak

التعريف

Birisiyle veya bir şeyle aynı zamanda ve yerde yaşamak, var olmak ya da bulunmak, genellikle farklılıklar veya olası çatışmalara rağmen.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Çoğunlukla resmi ya da nötr. İnsan, doğa, fikirler gibi konularda uyum veya hoşgörü gerektiğinde kullanılır. 'coexist with differences', 'coexist with nature' gibi ifadelerde sık görülür. Sadece aynı yerde bulunmak değil, sürekli hoşgörü içerir.

أمثلة

Humans must coexist with animals on this planet.

İnsanlar bu gezegende hayvanlarla **birlikte var olmalı**.

It is important to coexist with people who have different opinions.

Farklı fikirlere sahip insanlarla **birlikte var olmak** önemlidir.

Many plants coexist with each other in forests.

Birçok bitki ormanlarda birbirleriyle **birlikte var olur**.

If we're going to share this space, we'll have to learn how to coexist with each other.

Bu alanı paylaşacaksak, birbiriyle **birlikte var olmayı** öğrenmemiz gerekecek.

After years of fighting, the two groups finally learned to coexist with respect.

Yıllar süren kavgadan sonra, iki grup sonunda saygıyla **birlikte var olmayı** öğrendi.

Sometimes, you just have to coexist with the noise in a busy city.

Bazen kalabalık bir şehirdeki gürültüyle **birlikte yaşamak** zorundasın.