"coconspirator" بـTurkish
التعريف
Suç ortağı, başkalarıyla birlikte gizlice yasa dışı veya zararlı planlar yapan kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Suç ortağı (komplo)' özellikle hukuk veya suç haberlerinde, ciddi yasadışı faaliyetlerde ortaklığı belirtmek için kullanılır. 'Accomplice' gibi genel bir suç ortağı değildir, sadece komplo ile ilgilidir.
أمثلة
She was named as a coconspirator in the case.
O davada ona **suç ortağı** olarak isim verildi.
The police arrested every coconspirator involved.
Polis, olayla ilgili tüm **suç ortaklarını** gözaltına aldı.
He denied being a coconspirator in their plan.
O, onların planında **suç ortağı** olmadığını reddetti.
Turns out, my old friend was actually a coconspirator in the whole scheme.
Meğerse eski arkadaşım tüm planın esas **suç ortağı**ymış.
They treated her like a main coconspirator, even though she barely knew what was happening.
Ona, olup biteni zar zor bildiği halde, ana **suç ortağı** gibi davrandılar.
He was finally charged as a coconspirator after months of investigation.
Aylar süren soruşturmanın ardından sonunda ona **suç ortağı** olarak dava açıldı.