"cockiness" بـTurkish
التعريف
Kendini aşırı derecede önemli veya üstün görmek, kendine fazla güvenmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Cockiness' genellikle olumsuz, samimi ortamlarda kullanılır. 'Confidence' (özgüven) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
His cockiness annoyed everyone in the room.
Onun **kibiri** odadaki herkesi rahatsız etti.
She answered with surprising cockiness.
Şaşırtıcı bir **kendini beğenmişlik** ile cevap verdi.
Too much cockiness can lead to mistakes.
Çok fazla **kibir** hatalara yol açabilir.
His cockiness makes him think he can never lose, even when things go wrong.
Onun **kibiri**, işler ters gitse bile asla kaybetmeyeceğini düşünmesine neden oluyor.
People admired her confidence but hated her cockiness at times.
İnsanlar onun özgüvenine hayran kaldı ama zaman zaman **kibirinden** nefret ettiler.
A little cockiness can be charming, but too much turns people off.
Biraz **kibir** çekici olabilir, fakat fazlası insanları uzaklaştırır.