اكتب أي كلمة!

"coagulating" بـTurkish

pıhtılaşıyorkoyulaşıyor

التعريف

Sıvıların (kan, süt gibi) katı ya da jel kıvamına gelip pıhtı veya topak oluşturması.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok bilim, tıp ve yemekle ilgili konularda kullanılır, günlük dilde yaygın değildir. 'coagulating blood' kanın pıhtılaşması, 'coagulating milk' sütün koyulaşıp pıhtılaşması; 'curdling' (süt kesilmesi) ile karıştırmayın.

أمثلة

The doctor explained that the blood was coagulating to stop the bleeding.

Doktor, kanamanın durması için kanın **pıhtılaştığını** açıkladı.

After standing for an hour, the milk started coagulating.

Bir saat bekledikten sonra süt **pıhtılaşmaya** başladı.

Rennet helps in coagulating milk when making cheese.

Peynir yaparken şirden, sütün **pıhtılaşmasına** yardımcı olur.

The wound stopped bleeding as the blood was quickly coagulating.

Yara hızlıca kan **pıhtılaştığı** için kanama durdu.

If the sauce is coagulating, you might need to stir it more often.

Eğer sos **koyulaşıyorsa**, daha sık karıştırmanız gerekebilir.

The liquid in the test tube is coagulating because of the temperature change.

Test tüpündeki sıvı, sıcaklık değişiminden dolayı **pıhtılaşıyor**.