"clinger" بـTurkish
التعريف
Birine sürekli yakın olmak isteyen, çok fazla ilgi isteyen ve diğerine alan bırakmayan kişi; özellikle ilişkilerde ya da arkadaşlıklarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî olmayan ve genelde olumsuz anlamda kullanılır; yetişkinler için geçerli, doğrudan birine söylenmemelidir.
أمثلة
My friend is a clinger and wants to spend every minute together.
Arkadaşım tam bir **yapışkan insan**, her dakikayı birlikte geçirmek istiyor.
Sometimes being a clinger pushes people away.
Bazen **yapışkan insan** olmak insanları uzaklaştırır.
He acts like a clinger in every relationship.
Her ilişkide **yapışkan insan** gibi davranıyor.
I like her, but she’s a total clinger, and it’s starting to feel overwhelming.
Onu seviyorum ama tam bir **yapışkan insan** ve bu durum bunaltıcı olmaya başladı.
You don’t want to come off as a clinger when you start dating someone.
Biriyle çıkmaya başladığında **yapışkan insan** gibi görünmek istemezsin.
After a few weeks, it was clear he was a bit of a clinger, so things ended.
Birkaç hafta sonra biraz **yapışkan insan** olduğu anlaşıldı ve işler bitti.