"cling on" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi ya da birini sımsıkı tutmak veya zor olsa da bir duruma, inanca ya da umuda tutunmaya çalışmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik ve duygusal durumlarda kullanılır. 'umuda tutunmak', 'anılara tutunmak' gibi deyimlerle geçer. 'hold on'dan daha fazla çaresizlik veya bağlılık hissi verir.
أمثلة
During the storm, the child clung on to his mother.
Fırtınada çocuk annesine **sıkı sıkı sarıldı**.
He tried to cling on to the rock with his hands.
Elleriyla kayaya **tutunmaya** çalıştı.
They clung on to each other for comfort.
Teselli bulmak için birbirlerine **sıkı sıkı sarıldılar**.
She refuses to let go and just keeps clinging on to the past.
O, bırakmayı reddediyor ve hâlâ geçmişe **tutunuyor**.
No matter how hard things get, some people just cling on to hope.
Durum ne kadar zor olursa olsun, bazı insanlar sadece umuda **tutunuyor**.
If you just cling on a little longer, things might change for the better.
Biraz daha **dayanırsan**, her şey daha iyi olabilir.