"climactic" بـTurkish
التعريف
Bir hikaye, olay veya durumun en heyecanlı, önemli veya zirve noktasındaki anını tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'climactic moment', 'climactic scene' gibi ifadelerde zirve anı anlatılır; 'climatic' (iklimle ilgili) ile karıştırmayın. Daha çok edebi ve resmi kullanımlarda rastlanır.
أمثلة
The movie reached its climactic scene at the end.
Film sonunda **zirvedeki** sahnesine ulaştı.
The story builds up to a climactic battle.
Hikaye, **zirvedeki** bir savaşa doğru gelişiyor.
The competition was most exciting during the climactic final round.
Yarışma, **zirvedeki** final turunda en heyecanlıydı.
Everything in the novel leads up to that climactic twist.
Romanın her şeyi o **zirvedeki** beklenmeyen dönüme götürüyor.
The concert ended with a climactic performance that wowed the crowd.
Konser, kalabalığı büyüleyen bir **zirvedeki** performansla sona erdi.
People cheered as the team made a climactic comeback in the last minutes.
Takım son dakikada **zirvedeki** geri dönüşü yapınca insanlar tezahürat yaptı.