"clasping" بـTurkish
التعريف
Ellerinle ya da kollarınla bir şeyi sıkıca tutmak ya da birine sarılmak anlamına gelir. Bazen duygusal bir anlam taşır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'clasping hands', 'clasping a child', 'clasping a bag' gibi kalıplarda kullanılır. 'Yakalamak' veya 'sarılmak'tan daha güçlü ve bazen daha duygusal bir anlam verir.
أمثلة
She is clasping her mother's hand tightly.
Annesinin elini sıkıca **tutuyordu**.
The baby was clasping a toy in his fist.
Bebek oyuncağı yumruğunda **sıkıca tutuyordu**.
He came in clasping an umbrella.
Şemsiyeyi **sıkıca tutarak** içeri girdi.
She sat quietly, clasping her coffee mug for warmth.
O sıcak kalmak için kahve kupasını elleriyle **sıkıca tutarak** sessizce oturdu.
He stood there clasping the report, waiting for his turn.
Sırasını beklerken raporu ellerinde **sıkıca tutuyordu**.
They walked along the beach, clasping each other's hands.
Sahilde yürürken birbirlerinin ellerini **sıkıca tutuyorlardı**.