"clashes" بـTurkish
التعريف
Çatışma, iki grup arasında şiddetli kavga veya ciddi anlaşmazlık anlamına gelir ve ayrıca iki şeyin çok farklı olup bir arada uyumsuz olması durumlarını ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle fiziksel kavga veya şiddetli anlaşmazlıklarda kullanılır; fikir, renk veya tarzların uymadığı durumlarda da geçerlidir. 'Violent clashes', 'clashes between police and protesters', 'color clashes' gibi ifadelerde sık görülür.
أمثلة
There were clashes between the two teams after the game.
Maçtan sonra iki takım arasında **çatışma** yaşandı.
Loud clashes were heard in the street last night.
Dün gece sokakta yüksek sesli **çatışma**lar duyuldu.
Political clashes are common during elections.
Seçimler sırasında siyasi **çatışma**lar yaygındır.
The two colors really clash; together, they cause serious clashes in the design.
Bu iki renk gerçekten **çatışıyor**; birlikte olduğunda tasarımda ciddi **çatışma**ya yol açıyorlar.
There have been several violent clashes between protesters and police this week.
Bu hafta protestocular ve polis arasında birkaç şiddetli **çatışma** oldu.
Her work schedule clashes with her classes, causing a lot of stress.
Onun iş programı dersleriyle **çatışıyor** ve bu ona çok stres yaşatıyor.