اكتب أي كلمة!

"civilize" بـTurkish

uygarlaştırmakmedenileştirmek

التعريف

Bir toplumu veya yeri, genellikle kanunlar, görgü kuralları veya yaşam biçimlerini öğreterek daha gelişmiş bir uygarlık ve kültür seviyesine getirmek.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Tarihsel bağlamlarda sıkça kullanılır; bazen sömürgeci bir anlam taşıyabilir ve bir grubun değerlerini diğerine dayatmasını ima eder. 'Bir milleti uygarlaştırmak', 'uygarlaştırıcı etki' gibi ifadelerde görülür; günümüzde bireyler için pek kullanılmaz.

أمثلة

They wanted to civilize the remote tribes.

Onlar uzak kabileleri **uygarlaştırmak** istiyordu.

The book describes how ancient people tried to civilize the world.

Kitap, antik insanların dünyayı nasıl **uygarlaştırmaya** çalıştığını anlatıyor.

Missionaries came to civilize the area.

Misyonerler bölgeyi **uygarlaştırmaya** geldiler.

Some people think technology helps civilize society.

Bazı insanlar teknolojinin toplumu **uygarlaştırmaya** yardımcı olduğunu düşünüyor.

It takes more than new laws to civilize a country.

Bir ülkeyi **uygarlaştırmak** için yeni yasalar tek başına yetmez.

Some traditions remain even after people are civilized.

İnsanlar **uygarlaştıktan** sonra bile bazı gelenekler devam eder.