"chutzpah" بـTurkish
التعريف
Şaşırtıcı ya da şok edici derecede aşırı özgüven veya cesaret; bazen yüzsüzlük gibi de algılanabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Konuşma dilinde sıkça kullanılır; ‘cüret’ bazen takdir, bazen kınama anlamı taşıyabilir. Bağlama dikkat edin.
أمثلة
It takes chutzpah to start your own company with no experience.
Hiç deneyimin olmadan kendi şirketini kurmak için ciddi bir **cüret** gerekir.
He had the chutzpah to ask for a raise his first week on the job.
İşindeki ilk haftasında zam isteme **yüzsüzlüğü** gösterdi.
Her chutzpah impressed everyone in the room.
Onun **cüreti** odadaki herkesi etkiledi.
You've got to admire her chutzpah—not everyone would dare to say that to the boss!
Onun **cüretine** hayran kalmamak elde değil—herkes patrona öyle bir şey söyleyemez!
That was pure chutzpah, walking in late and blaming someone else.
Geç kalıp suçu başkasına atmak tam anlamıyla saf **cüretti**.
I couldn't believe his chutzpah when he tried to negotiate a lower rent after signing the lease.
Kira sözleşmesini imzaladıktan sonra kirayı düşürmeye çalışması tam bir **cüretti**.