"churn up" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kuvvetle karıştırmak ya da dağıtmak ya da birinde güçlü duygular uyandırmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla su, toprak veya duygular için kullanılır. 'waves churned up the sand', 'churn up memories' gibi ifadelerde yaygın. Biraz resmiyetsizdir. 'stir up' genelden daha çok, 'churn up' karışıklık vurgular.
أمثلة
The boat's engine churned up the water behind it.
Teknenin motoru arkadaki suyu **çalkaladı**.
The plow churned up the soil in the field.
Saban tarladaki toprağı **çalkaladı**.
The news churned up a lot of old memories for her.
Haber, onda birçok eski anıyı **canlandırdı**.
The storm really churned up the ocean last night, making the waves huge.
Dünkü fırtına gerçekten denizi **çalkaladı**, dalgalar devasa oldu.
Don't let this situation churn up your anxiety—take a deep breath.
Bu durumun kaygılarını **artırmasına** izin verme—derin nefes al.
Protests in the city can sometimes churn up political tensions.
Şehirdeki protestolar bazen siyasi gerilimi **körükleyebilir**.