اكتب أي كلمة!

"churchgoing" بـTurkish

düzenli kiliseye gidenkilise müdavimi

التعريف

Düzenli olarak kiliseye giden kişiler veya bu alışkanlığı tanımlar.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle sıfat olarak kullanılır; 'churchgoing aile' gibi. 'Religious' (dindar) yerine kiliseye gitme alışkanlığından bahseder.

أمثلة

He comes from a churchgoing family.

O, **düzenli kiliseye giden** bir aileden geliyor.

My grandmother is very churchgoing.

Büyükannem çok **kilise müdavimi**dir.

The city has a large churchgoing population.

Şehirde büyük bir **düzenli kiliseye giden** nüfus var.

Though not churchgoing himself, he respects the beliefs of others.

**Düzenli kiliseye giden** biri olmasa da, başkalarının inançlarına saygı duyar.

It’s a very churchgoing community—everyone knows each other from Sunday services.

Burası çok **düzenli kiliseye giden** bir topluluk—herkes birbirini pazar ayinlerinden tanıyor.

Her churchgoing habits began when she was a child.

**Düzenli kiliseye gitme** alışkanlığı çocukken başlamıştı.