"chiseler" بـTurkish
التعريف
Üçkağıtçı, başkalarını kandırarak para veya çıkar elde eden kişidir. Genellikle küçük çaplı dolandırıcılar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Üçkağıtçı' ve 'dolandırıcı' sözcükleri gayri resmidir ve genellikle küçük düzenbazlar için kullanılır; büyük suçlular için kullanılmaz. İngilizce 'con artist' gibi ama daha eski bir anlam taşır.
أمثلة
The police caught the chiseler last night.
Polis dün gece **üçkağıtçıyı** yakaladı.
Everyone in town knows he's a chiseler.
Kasabadaki herkes onun bir **üçkağıtçı** olduğunu biliyor.
Never do business with a chiseler.
Asla bir **üçkağıtçı**yla iş yapma.
He acts friendly, but he's a real chiseler behind the scenes.
Dışarıda dost canlısı davranıyor ama perde arkasında tam bir **üçkağıtçı**.
Turns out the guy selling tickets was a chiseler all along.
Meğerse bilet satan adam başından beri bir **üçkağıtçı**ymış.
Nobody wants to get involved with a known chiseler like him.
Kimse onun gibi bilinen bir **üçkağıtçı**yla uğraşmak istemiyor.