"chance upon" بـTurkish
التعريف
Birini ya da bir şeyi planlamadan, tesadüfen bulmak veya karşılaşmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Chance upon' biraz resmîdir; yazılı ve hikâye anlatımlarında daha çok geçer. Gündelik dilde 'come across' veya 'run into' daha yaygındır. Genellikle karşılaşılan kişi veya nesne sonrasında gelir: 'chance upon an old friend'.
أمثلة
I chanced upon an old photo while cleaning my room.
Odamı temizlerken eski bir fotoğrafı **tesadüfen buldum**.
We chanced upon a small café on our walk.
Yürüyüşümüzde küçük bir kafeye **tesadüfen rastladık**.
He chanced upon his childhood friend in the market.
Pazarda çocukluk arkadaşına **tesadüfen rastladı**.
You never know what you'll chance upon in a place like this.
Böyle bir yerde neye **tesadüfen rastlayacağını** asla bilemezsin.
She loves old bookstores, hoping to chance upon a rare treasure.
Nadir bir hazineye **rastlama** umuduyla eski kitapçılara bayılır.
We didn't plan it—we just chanced upon the festival downtown.
Bunu planlamamıştık—sadece şehir merkezindeki festivale **rastladık**.