"championed" بـTurkish
التعريف
Bir fikri, nedeni veya kişiyi aktif şekilde savunmak ya da öncülük etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Kelime daha çok resmî veya edebi konuşmalarda sosyal etkinlik, reform gibi önemli konuların desteklenmesi anlamında kullanılır. 'championed human rights', 'championed reforms' gibi ifadelerde yaygındır. Günlük 'destekledi' anlamında kullanılmaz.
أمثلة
She championed the idea of recycling in her community.
Kendi topluluğunda geri dönüşüm fikrini **savundu**.
Martin Luther King Jr. championed civil rights for all Americans.
Martin Luther King Jr. tüm Amerikalılar için sivil hakları **savundu**.
The organization championed clean water access.
Bu kuruluş temiz suya erişimi **savundu**.
For years, Maria championed better working conditions for factory employees.
Yıllarca Maria, fabrika çalışanlarının daha iyi çalışma koşulları için **öne çıktı**.
This law was championed by environmentalists around the world.
Bu yasa, dünyadaki çevreciler tarafından **savunuldu**.
He championed new teaching methods that changed the whole school.
O, tüm okulu değiştiren yeni öğretim metotlarını **öne çıkardı**.