"cautionary" بـTurkish
التعريف
Muhtemel tehlike veya sorunlar hakkında insanları uyarmak ya da bilgilendirmek amacıyla kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok resmi veya yarı resmi iletişimde ('uyarıcı hikaye', 'uyarıcı mesaj') kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir. Genellikle hatalardan veya tehlikelerden ders çıkarmayı ima eder.
أمثلة
The teacher told a cautionary story about not doing homework.
Öğretmen, ödev yapılmaması hakkında **uyarıcı** bir hikaye anlattı.
He gave me some cautionary advice before my trip.
Seyahatimden önce bana bazı **uyarıcı** tavsiyeler verdi.
This is a cautionary warning about touching hot surfaces.
Bu, sıcak yüzeylere dokunma konusunda bir **uyarıcı** uyarıdır.
Her experience serves as a cautionary tale for anyone thinking of ignoring safety rules.
Onun deneyimi, güvenlik kurallarını görmezden gelmeyi düşünen herkes için **uyarıcı** bir hikaye niteliğindedir.
There’s a cautionary message in every scary movie.
Her korku filminde bir **uyarıcı** mesaj vardır.
He took her cautionary words seriously and checked everything twice.
Onun **uyarıcı** sözlerini ciddiye aldı ve her şeyi iki kez kontrol etti.