"causation" بـTurkish
التعريف
Bir olayın başka bir olaya sebep olması veya neden-sonuç ilişkisi anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle akademik, hukuki veya bilimsel bağlamlarda kullanılır. 'correlation' (korelasyon) ile karıştırmayın; burada gerçekten bir neden-sonuç ilişkisi vardır.
أمثلة
The lawyer argued that there was no causation between the accident and the injury.
Avukat, kaza ile yaralanma arasında **nedensellik** olmadığını savundu.
Scientists must prove causation before making a claim.
Bilim insanları bir iddiada bulunmadan önce **nedensellik** kanıtlamalıdır.
Understanding causation is important in medical research.
Tıbbi araştırmalarda **nedensellik** kavramını anlamak önemlidir.
Just because two things happen together doesn't mean there's causation.
İki şey birlikte oluyor diye **nedensellik** olduğu anlamına gelmez.
In court, proving causation can be really tricky.
Mahkemede **nedensellik** ispatlamak gerçekten zor olabilir.
There’s still a debate about the causation of climate change.
İklim değişikliğinin **nedenselliği** hakkında hâlâ tartışmalar var.