"catapulting" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi mancınıkla fırlatmak ya da birinin/bir şeyin çok hızlı ve ani şekilde öne geçmesi anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'catapulting to fame' gibi ani başarı ya da yükselişi anlatırken figüratif anlamda sıkça kullanılır. Daha çok resmi ve edebi dilde görülür.
أمثلة
The stone is catapulting through the air.
Taş havada **fırlatılıyor**.
The machine is catapulting balls across the field.
Makine topları sahanın ötesine **fırlatıyor**.
She is catapulting herself to the top of her class.
Kendini sınıfının zirvesine **fırlatıyor**.
His new single is catapulting him into stardom.
Yeni single’ı onu yıldızlığa doğru **fırlatıyor**.
Losing that match ended up catapulting her motivation to improve.
O maçı kaybetmek sonunda onun motivasyonunu **birdenbire yükseltti**.
Social media has a way of catapulting stories into the spotlight overnight.
Sosyal medya, hikayeleri bir gecede **gündeme fırlatabiliyor**.