"catalyzing" بـTurkish
التعريف
Bir süreci ya da değişimi daha hızlı hale getirmek veya başlatmak için yapılan eylem. Genellikle bilimsel veya yenilikçi gelişmeleri anlatırken kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok bilimsel, iş veya sosyal değişimlerden bahsederken kullanılır; örneğin 'catalyzing innovation' ifadesi için.
أمثلة
Enzymes are important for catalyzing chemical reactions in the body.
Enzimler, vücuttaki kimyasal tepkimeleri **katalize etmek** için önemlidir.
He played a key role in catalyzing the new project.
O, yeni projenin **katalize edilmesinde** kilit rol oynadı.
This meeting is catalyzing cooperation between two companies.
Bu toplantı iki şirket arasındaki işbirliğini **katalize ediyor**.
Social media is catalyzing major changes in how we communicate.
Sosyal medya, iletişim biçimimizde büyük değişiklikleri **katalize ediyor**.
That speech ended up catalyzing the movement for change.
O konuşma değişim hareketini **katalize etti**.
Our main goal is catalyzing innovation throughout the industry.
Ana hedefimiz, sektör genelinde yeniliği **katalize etmek**.