"cast down" بـTurkish
التعريف
Çok üzgün, moralsiz veya depresif hissetmek; ya da bir şeyi fiziksel olarak aşağıya indirmek (daha az kullanılır). Genellikle düşük ruh hali için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Duygular için kullanıldığında çok resmî veya edebîdir; günlük konuşmada ender. Daha çok yazılı ve dini metinlerde geçer. Fiziksel olarak bir şeyi 'aşağıya indirmek' artık nadirdir.
أمثلة
After hearing the bad news, she felt cast down.
Kötü haberi duyunca **morali bozuldu**.
He looked cast down during the meeting.
Toplantıda **morali bozuk** görünüyordu.
Her eyes were cast down as she spoke.
Konuşurken gözleri **yere bakıyordu**.
I was really cast down after failing the exam, but my friends cheered me up.
Sınavı geçemeyince gerçekten **üzgündüm**, ama arkadaşlarım moralimi düzeltti.
Don’t feel cast down—everyone makes mistakes sometimes.
**Üzgün** olma—herkes bazen hata yapar.
His shoulders were cast down, and he didn’t say a word all day.
Omuzları **düşüktü** ve bütün gün tek kelime etmedi.