اكتب أي كلمة!

"carpetbaggers" بـTurkish

fırsatçı (tarihî: carpetbagger)

التعريف

Fırsatçı; özellikle iş veya siyaset gibi alanlarda sadece kendi menfaatini düşünerek başka bir yere taşınan kişilere denir. Tarihî olarak, Amerikan İç Savaşından sonra Kuzey'den Güneye taşınanlara denirdi.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Kelime genellikle olumsuz anlam taşır; kişinin samimi olmadığı, sırf çıkarı için geldiği düşünülür. Tarih, siyaset ve iş bağlamlarında geçer, günlük konuşmada nadir kullanılır.

أمثلة

After the war, many carpetbaggers moved south to start new businesses.

Savaştan sonra birçok **fırsatçı** güneye taşınıp yeni iş kurdu.

People saw the newcomers as carpetbaggers seeking power and money.

İnsanlar gelenleri güç ve para peşinde koşan **fırsatçı** olarak gördüler.

The mayor accused his rival of being a carpetbagger from another city.

Belediye başkanı rakibini başka bir şehirden gelen bir **fırsatçı** olmakla suçladı.

Some voters distrust carpetbaggers who seem only interested in winning elections, not helping the community.

Bazı seçmenler yalnızca seçim kazanmak isteyen, topluma yardım etmeye niyeti olmayan **fırsatçılara** güvenmez.

They called him a carpetbagger because he hadn't lived in the state before running for office.

Aday olmadan önce bu eyalette yaşamamış olduğu için ona **fırsatçı** dediler.

In business, carpetbaggers sometimes swoop into struggling towns, buy assets cheaply, and then leave.

İş dünyasında **fırsatçılar** bazen zor durumdaki kasabalara gelip ucuz varlıkları alıp sonra ayrılır.