"carcasses" بـTurkish
التعريف
Ölmüş hayvanların gövdeleri, özellikle eti yenmiş veya alınmış olanlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu kelime sadece hayvanlar için kullanılır, insanlar için kullanılmaz. Genellikle yemek hazırlama, biyoloji veya başka hayvanlarca yenilen kalıntılar için geçerlidir.
أمثلة
Vultures eat the carcasses of dead animals.
Akbabalar, ölü hayvanların **leşlerini** yer.
Farmers sometimes burn the carcasses to prevent disease.
Çiftçiler bazen hastalıkların önlenmesi için **leşleri** yakar.
The river was full of fish carcasses after the pollution.
Kirlilikten sonra nehir, balık **leşleriyle** doluydu.
We found several deer carcasses in the forest after the storm.
Fırtınadan sonra ormanda birkaç geyik **leşi** bulduk.
The butcher cleaned the carcasses before selling the meat.
Kasap, eti satmadan önce **leşleri** temizledi.
After the wolves left, nothing remained but carcasses and bones.
Kurtlar ayrıldıktan sonra geriye sadece **leşler** ve kemikler kaldı.