اكتب أي كلمة!

"carcass" بـTurkish

leşenkaz (nesne)

التعريف

Hayvanın, özellikle kesilmiş ya da ölü olarak bulunan bedeni. Bazen kullanımdan çıkan nesnelerin kalıntısı için de söylenir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle sadece hayvanlar için kullanılır, insanlar için kullanmak doğru değildir. Yiyecek için kesilen hayvanın bedeni veya bir şeyin kalan iskeletini ifade edebilir.

أمثلة

The lion left the zebra's carcass on the ground.

Aslan, zebranın **leşini** yerde bıraktı.

Farmers often remove the carcass of dead animals to prevent disease.

Çiftçiler hastalıkları önlemek için ölü hayvan **leşlerini** genellikle kaldırırlar.

The butcher prepared the chicken carcass for soup.

Kasap, çorba için tavuk **leşini** hazırladı.

All that was left after the fire was the carcass of the old barn.

Yangından sonra sadece eski ahırın **enkazı** kalmıştı.

Vultures circled above, looking for a fresh carcass to feed on.

Akbabalar yukarıda dolaşıyor, taze **leş** arıyorlardı.

He found the rusted carcass of a car in the woods.

Ormanda paslanmış bir araba **enkazı** buldu.