"candour" بـTurkish
التعريف
Duygu ve düşünceleri gizlemeden, samimi ve dürüst bir şekilde açıkça ifade etme özelliği.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya edebi ortamlarda kullanılır. 'speak with candour' ifadesi gibi; 'frankness' ya da 'openness'a göre daha resmidir.
أمثلة
He spoke with candour about his mistakes.
Hataları hakkında **açıklıkla** konuştu.
I appreciate your candour in telling the truth.
Doğruyu söylediğin için **açıklığına** değer veriyorum.
Her candour made the meeting more productive.
Onun **açıklığı**, toplantıyı daha verimli hale getirdi.
Not everyone appreciates candour when it comes to criticism.
Eleştiri konusunda herkes **açıklığı** takdir etmez.
It takes candour to admit you don't know something.
Bir şeyi bilmediğini kabul etmek için **açıklık** gerekir.
What I admire most about her is her candour—she never hides what she feels.
Onda en çok takdir ettiğim şey **açıklığı**; duygularını asla saklamaz.